Dolar 16,1920
Euro 17,4658
Altın 965,28
BİST 2.438,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Paz 27°C
Pts 27°C
Sal 25°C
Çar 25°C

Usta oyuncunun bilinmeyen yönü! Hepsinde Fatma Girik imzası var

Can Şişman / Milliyet.com.tr – Türk sinemasının dört yapraklı yonca’sında ilk veda… Yeşilçam’ın usta oyuncusu Fatma Girik 79 yaşında hayata …

Usta oyuncunun bilinmeyen yönü! Hepsinde Fatma Girik imzası var
A+
A-
24.01.2022
12
ABONE OL

Can Şişman / Milliyet.com.tr – Türk sinemasının dört yapraklı yonca’sında ilk veda… Yeşilçam’ın usta oyuncusu Fatma Girik 79 yaşında hayata veda etti. Kovid-19’a bağlı zatürre tedavisi gören Girik’in çoklu organ yetmezliği sonucu hayatını kaybettiği açıklandı. Bugüne kadar 200’e yakın filmde rol alan Fatma Girik, ardında bıraktıklarıyla hafızalarda ve kalplerdeki yerini korumaya devam edecek.

‘6 YAŞINDAYKEN EVİN BAKIMINI ÜSTLENDİM’

Türkan Şoray, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit’le birlikte Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından biriydi o. Takvimler 1943 yılının 12 Aralık’ını gösterdiğinde İstanbul Sultanahmet’te dünyaya geldi. Girik ailesinin üç çocuğundan biriydi. Annesi Münevver Girik genç ve güzel, babası Hayri Girik ise bir lastik fabrikasında çalışan bir emekçiydi. Sultanahmet’te iki katlı ahşap bir evin odasında birlikte yaşıyorlardı.

Henüz daha 6 yaşındayken kendi ayaklarının üzerinde durmaya kararlıydı. O günleri şöyle anlatıyordu: “6 yaşındayken kardeşimin ve evin bakımını üstlendim, evi toparlar, akşam yemek sofrasını hazırlardım. Hatta komşulardan yardım isteyerek yaktığım gaz ocağında kuru fasulye yapardım. Sevdiğimden değil, bildiğim tek yemek olduğundan.”

‘BABA BEN ARTİST OLMAK İSTİYORUM’

12 yaşına geldiğinde büyüyünce ne olacağına karar vermişti. Aktris olacaktı. Kalplere kazınacak birçok filmde rol alacak, onu en zorlayacak rolleri canlandıracaktı. Bir gün babası Hayri Bey’in karşısına geçti. Kararlı bir ses tonuyla, “Baba ben artist olmak istiyorum” dedi. Babası önce gazetesini okumaya devam etti. Sonra gazeteyi katlayıp yanına koydu ve henüz 12 yaşındaki Fatma Girik’in masmavi gözlerinin içine baktı. Kızına, “Ne olursan ol ama adam gibi ol” dedi. Babasının bu sözlerinden sonra hayallerine bir adım daha yaklaşmak için ilk adımları atmaya başladı.

AKLINDA VİLLALARDA OTURMAK YOKTU

İlk olarak küçük rollerde oynamaya başladı Fatma Girik. Setlere annesiyle birlikte gidip geliyordu. Heyecanlıydı. Büyük bir aktris olmak istiyordu. Annesi onun en büyük destekçisiydi. Komşuları Sezai Bey, anne-kıza yardımcı oluyordu. Sezai Bey bir işçiydi ancak vakit buldukça figüranlık yapıyordu. Bazı komşular anne ve kızın setlere gitmesine tepki gösterse de onlar kararlıydı. Fatma Girik’in aklında villalarda oturmak, ödüller kazanmak yoktu. Kendi ayaklarının üzerinde durmak, eve ekmek getirmek, büyük hayalini gerçekleştirmek ve iyi bir oyuncu olmak istiyordu.

‘ONDA BİR IŞIK VAR, BİR GÜN ÇIKACAK ORTAYA’

1957 yılında bin TL karşılığında oyunculuğa başladı. Henüz 14 yaşındaydı. Bu parayı eve getirip annesine verdi. Mavi bir bluz ve muz istedi annesinden. Bu isteğini yıllar sonra, “Muz o kadar ulaşılmazdı ki bizim için bir zamanlar. İlk kez 14 yaşında yedim” sözleriyle anlatacaktı.

İlk figüranlık yaptığı filmin yönetmeni Memduh Ün’dü. Memduh Ün, ondaki yıldız kumaşını ilk fark eden isimdi. Fatma Girik, yıllar önce Memduh Ün ile Lütfi Akad arasında geçen bir diyaloğu şöyle aktaracaktı: “Lütfi Akad bir gün Memduh Ün’ü bir kenara çekmiş, ona ‘Böyle yeteneksiz kızlarla ne uğraşıyorsun?’ demiş. Memduh Ün de ‘Hayır Lütfi, onda bir ışık var. O ışık bir gün çıkacak ortaya’ diye cevap vermiş.”

‘SİNEMADA ÜN, SAHNEDE PARA KAZANDIM’

Sinemada 200’e yakın filmde rol aldı Fatma Girik. Beyazperdede canlandırdığı kadınlar fedakar, samimi, dürüst karakterlerdi. Aşka ve gurura inanan, izleyicinin kalbini fetheden rollerde çıktı karşımıza hep. Sinema, her Yeşilçam emekçisinde olduğu gibi onda da büyük bir tutkuydu.

Sanılanın aksine hiçbir zaman sinemadan büyük paralar kazanmadı. Girik, yıllar sonra “Sahneye çıktım. Sinemada ün, sahnede para kazandım” diye anlatacaktı bu durumu. Yoğun ve sahici duygularla çekilen, tüm Türkiye’nin hafızasına kazınan o filmler ona şöhret kazandırsa da parayı sahnelerde kazanacaktı Girik.

‘KEDİLERİM, KİTAPLARIM VE MEMDUH (ÜN) OLMASA YAŞAYAMAM’

Aşk, Fatma Girik’in hayata tutunduğu en önemli dallardan biriydi. Öyle ki bir röportajında, “Aşk olmazsa yaşayamam” diyecekti. Memduh Ün onun hem ilk hem de son aşkıydı. İkili birbirlerinin hayatına imza attılar, birbirlerini hiçbir zaman sevmekten vazgeçmediler. İkili öyle büyük bir aşk yaşayacaktı ki çocuk yapmak için çok geç kalacaklardı. “Çocuk yapmak çok uzun yıllar o tempoda aklıma bile gelmedi. Aklıma geldiğinde ise artık geç kalmıştım. Tedaviler sonuç vermedi. Fiziksel olarak anneliği tadamadım” diyecekti Girik.

Manevi kızı Ahu Turanlı, yeğenleri ve çevresindeki çocuklar, içindeki anne olma isteğini bastırmaya yetmişti. Kedileri ve kitapları çok seviyordu.Kedilerim, kitaplarım ve Memduh (Ün) olmasa yaşayamam” diyecekti bir röportajında. Dünyaya bir daha gelse yine sanatçı olacaktı, yine Memduh Ün’e aşık olacaktı, yine birçok kediye annelik yapacak, yine birçok kitap okuyacaktı.

1965’TE GELEN İLK BÜYÜK ÖDÜL

Kariyerinde pek çok önemli filmde rol aldı Fatma Girik. ‘Ezo Gelin’, ‘Keşanlı Ali Destanı’, ‘Acı’, ‘Boş Beşik’… Bu filmlerde canlandırdığı kadınlar seyircinin ilgisini çekmeyi başardı. 1965 yılında ilk büyük ödülünü kazandı. Hem de Yeşilçam’ın en unutulmaz filmlerinden biriyle, ‘Keşanlı Ali Destanı’yla. Haldun Taner ve Atıf Yılmaz’ın kaleminden çıkan senaryoya Atıf Yılmaz’ın yönetmenlik başarısı eklenince ortaya unutulmaz bir klasik çıkmıştı.

Yapımcılığını Memduh Ün’ün yaptığı film, 1965 yılında düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yönetmen Atıf Yılmaz’a ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazandırdı. Fikret Hakan ile birlikte filmin başrol oyuncusu olan Fatma Girik ise ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülüyle sinema kariyerinin ilk büyük ödülünü kazandı.

ÖDÜLLERİN DEVAMI GELDİ

1965’te gelen Altın Portakal’dan sonra peş peşe filmler çekmeye devam eden Fatma Girik, ikinci büyük ödülünü yine Antalya’dan kazandı. Hem de sadece iki yıl sonra. Başrollerinde Fatma Girik ve Önder Somer’in yer aldığı ‘Sürtüğün Kızı’, 1967’deki Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ona ikinci kez ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalında Altın Portakal kazandırdı. Bu başarılara Adana Altın Koza Film Festivali’nden aldığı üç önemli ödül takip etti.

1969’da yayınlanan ‘Büyük Yemin’ ve ‘Ezo Gelin’ filmleri Girik’e Altın Koza’dan ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü kazandırdı. Tıpkı Altın Portakal’da olduğu gibi yine iki yıl sonra bu başarı tekrar etti. 1971’deki 3’üncü Adana Altın Koza Film Festivali’nde senaryosu ve yönetmenliği Yılmaz Güney imzalı ‘Acı’ ona üçüncü kez Adana’dan ödül kazandırdı. Girik daha sonra Altın Portakal’da ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’, Ankara Uluslararası Film Festivali’nde de ‘Aziz Nesin Emek Ödülü’nün sahibi oldu.

KAMERA ARKASINDA DA GÖREV ALDI

Beyaz perdedeki başarısını kamera arkasındaki görevleriyle de devam ettirdi Fatma Girik. 1978 yılında Kemal Sunal’la birlikte Can Film adlı yapım şirketini kurup yapımcılık yapmaya başladı. Bu ortaklığın ilk filmi ‘Yüz Numaralı Adam’ filmiydi. Girik, 1978 tarihli ‘Yüz Numaralı Adam’ ve ‘İnek Şaban’ ile 1979 tarihli ‘Bekçiler Kralı’ ve ‘Dokunmayın Şabanıma’ filmlerde yapımcı olarak karşımıza çıktı.

Yapımcılığının yanı sıra senaryoda 1986 yılında Kemal Sunal’ın başrolünde olduğu ‘Garip’ filminin senaryosuna imza atan isimlerden biriydi. Yönetmenliğini, yapımcılığını ve senaristliğini Memduh Ün’ün üstlendiği filmde Fatma Girik, Memduh Ün ve Bülent Oran’la birlikte senaryoya katkıda bulundu. 1990 tarihli ‘Gün Ortasında Karanlık’ filminin sanat yönetmenliğini üstlenen Girik, 1984 tarihli ‘Postacı’ filminin dekor tasarımında görev aldı.

PLAK KAYDETTİ, SİYASETE ATILDI

60’lı yılların sonu ve 70’li yılların başında üretkenliğinin zirvesindeki Fatma Girik, o dönemde Fikret Hakan’dan Suzan Avcı’ya, Yılmaz Köksal’dan Hülya Koçyiğit’e kadar pek çok sinema oyuncusunun kapıldığı plak yapma furyasına katıldı. 1965’te ‘Aguş / Aşka Şepke’, 1975’te de ‘Aşk Düğümü / Su Sızmazdı Aramızdan’ plaklarını kaydetti Girik.

Gazinolarda sahne aldı, oyunculukta gösterdiği başarıydı sahnelerde de devam ettirdi. 1970’lerden sonra televizyonun giderek daha çok yaygınlaşmasıyla birlikte pek çok reklam filminde oynadı. 80’li yılların sonunda siyasete atıldı, Şişli Belediye Başkanı olarak seçildi. Bu görevi 5 yıl boyunca başarıyla sürdürdü.

‘SÖZ FATO’DA’ İLE HALKIN SEMPATİSİNİ BİR KEZ DAHA KAZANDI

90’lı yılların ortalarında ise televizyona adım attı. Kanal D’de yayınlanan ‘Söz Fato’da’ isimli reyting rekorlarını altüst etti. Memleket sorunlarına eğilen program Fatma Girik’i bir halk kahramanı haline dönüştürdü. 2000’li yıllara geldiğimizde Fatma Girik birçok dizide rol almaya başladı. ‘Gurbet Kadını’ ya da ‘Hasret’ gibi diziler ses getirmeyi başardı.

2009’da yayınlanan ‘Altın Kızlar’ dizisi ise dört yapraklı yoncanın üç yoncasını, Fatma Girik, Türkan Şoray ve Hülya Koçyiğit’i bir araya getirmişti. Filiz Akın’ın sağlık problemlerinden ötürü ekibe katılamamış olması Yeşilçam sevdalılarında hayal kırıklığı yaratsa da o tarihe kadar çoğunlukla dramalarda karşımıza çıkan dört yapraklı yoncayı bu kez bir komedi dizisinde izlemek izleyiciyi şaşırtmayı başarmıştı.

‘ONLARA İNAT YAŞIYORUM’

Takvimler 16 Ekim 2015’i gösterdiğinde Fatma Girik derin bir acıyla sarsıldı. “İlk ve son aşkım” dediği, yarım asırdan fazla bir süredir yaşamını paylaştığı Memduh Ün hayatını kaybetmişti. Ün’ü kaybetmenin acısını derinden yaşadı Girik. Yıllarca omuz omuza binbir güçlüğü yenen çifti ölüm ayırmıştı.

O tarihten itibaren kabuğuna çekilen Fatma Girik, Bodrum’da sakin bir hayatı seçti. Dönem dönem sağlık problemleriyle gündeme geldi. Geçirdiği beyin ameliyatlarından sonra hayranlarını korkutan Girik, sosyal medyada sıklıkla dolaşan “Fatma Girik öldü” söylentilerini yayanlara, “Onlara inat yaşıyorum. Yaşamaya devam edeceğim. Ülkemi seviyorum. Daha yapılacak işlerim, çekilecek filmlerim, yaşayacak güzel günlerim var” demişti 2020’nin ortalarında.

VASİYETİNİ AÇIKLAMIŞTI

Ocak 2021’de Posta gazetesinden Alev Gürsoy Cimin’e röportaj veren Fatma Girik, “Ölüm kavramıyla ilişkiniz nasıl? Ölümden korkar mısınız?” sorusuna, “Hem de çok! Öleceğim diye ödüm kopuyor. Çünkü arkamda bana ihtiyacı olan kişileri bırakmış olacağım. Mesela annemden önce ölmek istemem. Ne yapacak bensiz? Ki yaşı da çok ilerlerde. Kızım var, Ahu, benden başka kimsesi yok ama öleceğim sonuçta. Allah sıralı ölüm versin herkese” yanıtını vermişti.

Usta sanatçı, “Herhangi bir vasiyetiniz var mı?” sorusunu ise, “Öldüğümde arkamdan kötü konuşmasınlar bana yeter! Kimsenin canını yakmadım, kimseye kötülük yapmadım, kul hakkı yemedim, kimseyi hor görmedim, kimseye şımarıklık ya da güç gösterisi yapmadım. En önem verdiğim şey bu. İyi insan olmak, dünyadaki her şeyden daha zordur. Sanatımın da hakkını verdim. Halkın sanatçısı oldum” şeklinde cevaplamıştı.

‘HAYATTAKİ EN BÜYÜK KORKUM…’

Mayıs 2019’da Posta’ya verdiği bir röportajında “Hayattaki en büyük korkum acı çekerek ölmektir” diyen, veliahtı olarak Tuba Büyüküstün’ü gördüğünü “Müthiş bir kız. Onu kendime de çok benzetiyorum. Dilerim bahtı hep açık olur” diye açıklayan Fatma Girik bugün sonsuzluğa uğurlandı. Kovid-19’a bağlı zatürre tedavisi gören Girik’in çoklu organ yetmezliği sonucu hayatını kaybettiği açıklandı.

Girik’in menajeri Bircan Sılan, katıldığı bir programda sanatçı için bir süredir kitap hazırlığı yapıldığını, Girik’in 96 yaşındaki annesi Münevver Hanım’ın ise Alzheimer hastası olduğunu söyledi. Bugüne kadar 200’e yakın filmde rol alan Fatma Girik, ardında bıraktıklarıyla hafızalarda ve kalplerdeki yerini korumaya devam edecek.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.