Dolar 13,4511
Euro 15,3077
Altın 768,80
BİST 1.857
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Cum 17°C
Cts 15°C
Paz 15°C
Pts 16°C

Antioksidan deposu: Krill yağı

Beykent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Arş. Gör. Eda Balcı, balık yağı ile krill yağı arasındaki …

Antioksidan deposu: Krill yağı
A+
A-
10.04.2021
24
ABONE OL

Beykent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Arş. Gör. Eda Balcı, balık yağı ile krill yağı arasındaki farklardan bahsedip hangisinin daha faydalı olduğuna dair önemli bilgiler verdi. Balcı, balık yağının balıkların dokularından elde edilen bir yağ olduğunu ve genellikle ton balığı, hamsi, ringa balığı ve uskumru gibi yağ oranı nispeten fazla olan balıklardan elde edildiğini belirtirken, krill yağının ise, Antarktika okyanusunda yaşayan karidese benzeyen küçük kabuklu bir deniz canlısından elde edilen yağ olduğunu söyledi. Balcı, Antarktika krilinin diğer balıklar gibi kirleticileri ve ağır metalleri tüketmediğinin altını çizdi.

RUH SAĞLIĞINI OLUMLU ETKİLİYOR

Balık yağında bulunan Omega 3 yağ asitleri olan EPA ve DHA’nın başta kardiyovasküler hastalıklar olmak üzere, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde, enflamasyonu azaltmada, bazı psikiyatrik bozuklukların semptomlarının iyileştirilmesinde pozitif etkilerinin mevcut olduğu konusuna dikkat çeken Balcı, “Bu sebeple bu hastalıkları önlemek amacıyla balık veya balık yağı tüketimi önerilmektedir. Balık yağına alternatif olarak ise EPA ve DHA’yı içeren krill yağı, içerdiği yağ asitleri sebebiyle balık yağına benzer bir şekilde, başta kardiyovasküler hastalıklar olmak üzere birçok diğer hastalık üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Fakat krill yağındaki yağ asitleri yapısal olarak balık yağındaki yağ asitlerinden farklıdır ve bu durum, vücudun bunları kullanma şeklini etkilemektedir.” dedi.

”KRİLL YAĞI ANTİOKSİDAN DEPOSU”

Balık yağından elde edilen Omega 3’lerin trigliserit formunda bulunduğunu söyleyen Balcı, “Bu sebeple hem ağızda hoş olmayan balık tadına yol açabilmekte hem de ekşime, geğirme, yanma gibi şikayetlere sebep olmaktadır. Aynı zamanda vücudumuz trigliserit formundaki bu desteklerden daha az oranda yararlanabilmektedir. Fakat krill yağındaki Omega 3’ler fosfolipid şeklinde bulunmaktadır. Fosfolipid yapısındaki Omega 3’lerin biyoyararlanımları, yani vücut tarafından sindirilen ve emilen miktarları, trigliserit formunda olanlardan çok daha yüksek olduğu yapılan çalışmalarda bildirilmiştir.” şeklinde konuştu.

Krill yağının antioksidan yapısında olduğunu ve balık yağına oranla 48 kat daha fazla antioksidan özelliğine sahip olduğunu söyleyen Balcı, “Aynı zamanda balık yağının hızlı bir şekilde oksidatif bozulmaya eğilimi olduğu için raf ömrü krill yağına göre daha kısadır. Balık yağı sarı veya altın rengindeyken, krill yağı içeriğindeki antioksidan özelliğini sağlayan astaksantin pigmentinden dolayı kırmızı renktedir.” dedi.

Krill yağının plazma EPA ve DHA konsantrasyonlarını arttırdığı, enflamasyonunu azalttığı, “kötü kolesterol” denilen LDL kolesterolünü düşürdüğü, “iyi kolesterol” denilen HDL kolesterol konsantrasyonunu ise arttırdığının da bilindiğini söyleyen Balcı, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Tüm bu bilgilere rağmen, krill yağı ile ilgili yapılan bilimsel araştırmalar henüz yetersizdir ve yan etkileri hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Krill yağı nispeten yeni bir ürün olduğundan sağlık üzerindeki etkilerini açıklayabilmek ve balık yağı ile doğru bir şekilde kıyaslayabilmek için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç vardır.”

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.